Arama:

    

  
05-05-2008

İNSAN MIYIZ, YOKSA PİNPON TOPU MU???!!!

Hayat, insana bazen pinpon topu muamelesi yapıyor. Kim olduğunuz, nereden gelip nereye gittiğiniz hiç önemli değil…
İNSAN MIYIZ, YOKSA PİNPON TOPU MU???!!!

       

İNSAN MIYIZ, YOKSA PİNPON TOPU MU???!!!

Hayat, insana bazen pinpon topu muamelesi yapıyor. Kim olduÄŸunuz, nereden gelip nereye gittiÄŸiniz hiç önemli deÄŸil… EÄŸer hayat kararını bu yönde verdiyse bir kere, size de iki raket arasında çaresizce bir oraya, bir buraya savrulmak düÅŸüyor. GeçtiÄŸimiz hafta ben de kendimi aynen böyle hissettim iÅŸte… Pinpon topu gibi!.. Fazlası var, eksiÄŸi yok.

Her ÅŸey güzel baÅŸlamıştı oysa… Beni yakından tanıyanlar bilirler, yılın belirli zamanlarında bir kaşıntıdır alır beni. Bütün sevdiklerimi bir araya toplayacak, eÄŸlenceli bir organizasyon yapmaya niyetlenirim. Bir yandan ‘ Rahat mı battı, boÅŸ ver, otur oturduÄŸun yerde ‘ der beynim. Ama kalbim daha cazgırdır… ‘ Lütfennn, lütfen yap! ‘ diye tutturdu mu bir kere, hiç kaçarı yok, sonunda kazanan O olur.

Gene öyle oldu tabii. Fikir aklıma düÅŸmüÅŸtü bir kere. Tam da doÄŸum günü zamanımdı… Neden olmasın?!.  Ah, zaten benim başıma ne gelirse ÅŸu sorudan geliyor galiba: ‘ Neden olmasın? ’ Böyle zamanlarda büyük puntolarla evin her yerine ÅŸu cümleyi yazmam gerekiyor galiba: ‘ NEDEN OLSUN!? ‘ Ya da yakın arkadaÅŸlarıma tembih edeyim en iyisi. Parti organize etme kaşıntılarım tuttuÄŸunda beni omuzlarımdan kavrayıp, sarsarak bu soruyu sorsunlar. Ya da ne bileyim, yüzüme su – kolonya falan çarpsınlar da kendime geleyim.

Tüm bunlar iÅŸin ÅŸakası tabii. Sonuçta beni zorlayan yok. Kendi isteÄŸimle ve özgür irademle giriÅŸiyorum bu iÅŸe. Hazırlık aÅŸaması boyunca, Küçük Emrah filmlerinden kalan boynu bükük bir edayla ‘ kendim ettim kendim buldum ‘ diye türkü çığırarak dolaşıp dursam da, aslında sevdiÄŸim için yapıyorum. Zaten aklı başında olan herkes, bir BoÄŸa burcuna kendi isteÄŸi dışında bir ÅŸey yaptırmaya çalışmanın ne kadar boÅŸ, ama daha da önemlisi ne kadar zararlı bir çaba olduÄŸunu bilir. Bu cümleyi açmamı isteyenler, araÅŸtırsınlar bakalım, boÄŸalar kırmızı gördüklerinde ne oluyormuÅŸ! J

ArkadaÅŸlarım bana sık sık organizasyon konusunda bir hayli yetenekli olduÄŸumu söylerler. Övünmek gibi olmasın ama pek tevazu gösteremeyeceÄŸim! Galiba hakikaten de öyleyim. Evimde ya da baÅŸka bir mekânda, bir ÅŸeyler yapmak konusunda giriÅŸimde bulunuyorsam eÄŸer, mutlaka o programa çeÅŸitli renkler katmaya çalışırım. Gelenlere ufak sürprizler, yaratıcı fikirler, hoÅŸ enstantaneler derken; iÅŸ büyüdükçe büyür. Zaman zaman hazırlık aÅŸamasında strese girsem de, sonunda en çok keyif alan gene ben olurum. Sadece eÄŸlendiÄŸim için deÄŸil, çevremdeki insanların mutluluÄŸundan inanılmaz ölçüde keyif aldığım için…

İnsanlar ‘ demiÅŸken, içinde insan unsurunun olduÄŸu her konu biraz karmaşık oluyor galiba… Bazen bir kiÅŸiden bahsederken ‘ zor insan ‘ derler. İçimden sorarım hemen ‘ iyi de, hangimiz kolayız ki?!. ‘  Hakikaten de böyle düÅŸünüyorum. BaÅŸkalarına ‘ zor ‘ diye yaftayı yapıştırana kadar, eline bir ayna alıp kendine bakmalı bence insan…

Böyle düÅŸündüÄŸüm için, bir organizasyon yaparken, mutlaka herkesi tek tek düÅŸünmeye çalışırım. Eh, asıl zorluk da bu noktada baÅŸlar galiba!

Bu sene de öyle oldu. Bütün detaylardan önce, programın tarihini belirledim: 2 MAYIS CUMA. Tüm çağırmak istediklerime, tek tek mail attım ve o tarihte müsait olup olmadıklarını sordum. Kimileri hemen ‘ Müsaidim ‘ dedi, kimileri o tarihte bir programları olabileceÄŸini söyleyerek benden ek süre istediler. Ama bazıları da ‘ Daha çok var, ÅŸimdiden bilemem ki ‘ dediler. Bazı düÅŸünce yapılarını ne kadar çaba gösterirsem göstereyim anlayamıyorum. Bu sonuncu madde için de aynı ÅŸeyi hissettim gene. Åžimdi bu ne demek oluyor? Åžu anda bir programları yok ama daha cazip bir ÅŸey bulurlarsa gelmeyecekler. Bulamazlarsa da gelecekler demek mi? Eh ben neden bu kadar önceden söylüyorum ki??? BaÅŸka programları olmasın diye iÅŸte?! Sorup durdum kendime… Yanıt bulamadım bir türlü.

Neden bilmiyorum, sadece doÄŸum günü vs gibi küçük çaplı programlarda deÄŸil; düÄŸün gibi daha büyük ve ciddi organizasyonlarda da ÅŸu ‘ LCV ‘ hep sorun oluyor. LCV’nin açılımı, Lütfen Cevap Verin… Kibarlıktan yazamıyorsunuz ama içinde ÅŸu anlamı da taşıyor: Cevap verin, çünkü kiÅŸi sayısı bizim için çok önemli. Ona göre para vereceÄŸiz, ona göre mekânla vs anlaÅŸacağız. Ona göre oturma düzeni yapacağız. Kısacası her ÅŸey buna baÄŸlı! Ve de ne olur insaf edin, düÅŸünmem gereken o kadar çok detay var ki!

Ama evdeki hesap hiçbir zaman çarşıya uymaz. İnanın bana, düÄŸünümde bile, iki gün öncesine kadar; hala elimde liste ile herkesi tek tek arayıp katılım durumlarını öÄŸrenmeye çalışıyordum. Herkesin hayatına saygım büyük…  Biliyorum ki insanların kendine göre önemli programları var. Ama bu baÄŸlamda herkes kendini tek sanıyor. Sözgelimi ‘ Benim son anda belli olur, eh artık bir kiÅŸiyi oturtacak bir tabure bulursun ‘ derken, bunu söyleyen bir elli kiÅŸi daha olduÄŸunu hesaba katmıyorlar. DüÄŸünüm öncesinde, her gece aynı kâbusu görüyordum: Bir sürü tabure canlanmış, üzerime gelerek beni köÅŸeye sıkıştırıyorlar!

Duayen bir isim olan Deniz Adanalı’nın bu konuya bulduÄŸu çözüm, dilden dile dolaşır. Belki siz de duymuÅŸsunuzdur: Aramayan ve haber vermeyenler için her davette, en izbe yerde bir masa bulundururmuÅŸ. Son anda sürpriz yaparak gelenleri de oraya oturturmuÅŸ sanki her ÅŸey normalmiÅŸ edasıyla… İşin ilginci de insanlar bu duruma bozulurlarmış biliyor musunuz?... Hani ‘ hem suçlu hem güçlü ‘ deriz ya!

Neyse, uzun lafın kısası, yaklaşık iki ay önceden söz almama raÄŸmen, son üç günde otuz kadar davetli gelemeyeceklerini bildirdi. Ya da bildirmeyip gelmeyenler ve sonrasında beni hiç aramayanlar oldu. Umarım hayattadırlar… Zira durumlarından endiÅŸe ediyorum, gazetelere ‘ kayıp ‘ ilanı vermeyi düÅŸünüyorum.  Ya da dur yahu, onlar 2009’un 2 Mayıs’ı mı sandılar acaba?..

Tabii ki saÄŸlık sorunlarını bu küçük sitemlerin tamamen dışında tutuyorum. Her an her ÅŸey gelebilir başımıza. Kesin diye söz veririz, ama son anda hastalanıveririz. Ya da bir yakınımız rahatsızlanır.  Benim eleÅŸtirdiÄŸim, keyfi durumlar. VerdiÄŸim sözler konusunda çok hassas olduÄŸumdan, herkesten de aynısını bekliyorum sanırım.

Hazırlık aÅŸamasında o kadar çok eÄŸlendim ki, negatiflikler keyfimi kaçırmadı. Canım arkadaşım Ali ile birlikte, birçok esprili fikir ürettik. Zaten Ali,  fikir makinesi gibi. Birbirinden orijinal fikirler üretiyor ve bunları göz açıp kapayıncaya kadar somut hale getiriyor. Eee, yetenek meselesi!  En basitinden, birçok figür bularak hepsine fotomontajla benim kafamı yerleÅŸtirdik: Rahibe, Sumo GüreÅŸçisi, Vücut GeliÅŸtirmeci gibi…  Sonra da bu resimleri, parti gecesinde etrafa astık.

Tabii bu sadece detaylardan biri idi. Bu arada ‘ Ali ‘ dediÄŸim arkadaşımla ortaokul yıllarında aynı sınıftaydık. Sonra koptuk… Lise yılları insanın geliÅŸme çağı oluyor ya, kiÅŸi kendi derdine düÅŸüyor galiba! Hani ÅŸu pek moda olan ‘ facebook ‘ sayesinde tekrar bulduk birbirimizi. İnsan neredeyse yirmi sene görüÅŸmediÄŸi biri ile tekrar bir araya geldiÄŸinde, dün görüÅŸmüÅŸ gibi olabilir mi?.. OlabiliyormuÅŸ… Gerçek dostluk bu galiba.  

Konu mekan bulmaya gelip dayandığında, ‘ Culture Club ‘ isimli bir ÅŸirketi olan ve partiler organize eden Celal Altuner’e baÅŸvurdum. İstediÄŸim, ev partisi mantığında rahatça hareket edebileceÄŸimiz bir mekândı. Bu tipte bir mekân bulabilmek gerçekten de zor. Genelde yeri tutabilmek için bir meblaÄŸ istiyorlar sizden ve bu meblaÄŸ, tavana vuran cinsten olabiliyor. Tabii kiÅŸi başı fiyatlar da ekleniyor üstüne…

Celal’i senelerdir tanırım.KardeÅŸim gibi de severim.  Ama ortaklarını ilk kez görüyordum. Emir ve Muhtar da, daha ilk tanışmamızda neredeyse Celal kadar yakın geldiler bana. Hiçbir ÅŸey yapmadım desem yeridir. Sadece nasıl bir yer hayal ettiÄŸimi söyledim. İki gün sonra mekân hazırdı.

İstinye’de, S Binicilik adı altında bir yer var. İçinde de, Saddle Club diye bir mekân… Harika bir boÄŸaz manzarasına sahip. Ayrıca açık ve kapalı at binme alanlarını da görebiliyorsunuz. Ferah, temiz bir yer. İşletmecisi Hıfzı Bey ve baÅŸta Barış olmak üzere tüm ekibi daha ilk saniyeden, güler yüzleriyle size kendinizi evinizdeymiÅŸ gibi hissettiriyorlar. Allah’ım, ÅŸu güler yüz ne önemli bir unsur?!. Bazı insanlar ne kadar zor gülümserler. Sanki tebessüm edince canları acıyacakmış gibi!

Hıfzı Bey ile oturup konuÅŸtuk. İlk görüÅŸmemizde neye söz verdiyse, parti akÅŸamı harfi harfine yerine getirdi. Bu belki olması gereken ÅŸey, ama günümüzde böyle insanları bulmak o kadar zor ki! Kendisi ile kiÅŸi başı bir fiyat üzerine anlaşıp el sıkıştık. Gelecek olanlar arasından amiyane tabirle ‘ beni ekenler ‘ oldu ama, neyse ki Hıfzı Bey senelerdir tanıdığım bir çok dostumdan daha anlayışlı ve düÅŸünceli davrandı banaJ

Sıra, bu tip organizasyonların en önemli kanadına gelmiÅŸti: Müzik… Böyle gecelerde tek bir isim vardır ki her zaman tek geçerim: Es Music… Emman ve Sarven kardeÅŸler, bir saatlik kendinizi tanıtmanız sonucunda size öyle bir gece yaÅŸatırlar ki; sizi sizden daha iyi tanıdıklarına kanaat getirirsiniz. İşlerini yaparken öyle büyük keyif alıyorlar ki, kendinizi ayrıcalıklı hissediyorsunuz.

Ayrıcalıklı hissetmek ‘… Anahtar kelime bu galiba… İşin aslı, bu tip organizasyonları yapan birçok firma var piyasada… Ama bazı firmaların yetkilileri profesyonelliÄŸi ukalalıkla karıştırabiliyorlar ne yazık ki… ‘ Biz biliriz, biz yaparız, siz karışmayın ‘ tavrı sizi sanki lisede kimya sözlüsüne kalkmışçasına stresli bir havaya sokuyor. Evet, bu bir tecrübe iÅŸi; bunu kimse inkâr edemez. Ama paradan, iÅŸten, atılan imzalardan daha önemli ÅŸeyler de var hayatta. Ve akılda kalanlar bunlar oluyorlar günün sonunda… Bir firmanın, bana varana kadar bin tane düÄŸün yapmış olması beni baÄŸlamaz ki… Benim için kıstas, kendi düÄŸünümde yaÅŸadıklarımdır. Bu düÅŸünceler doÄŸrultusunda, eÅŸimle düÄŸünümüz için seçtiÄŸimiz KuruçeÅŸme Divan’ı ve orada bize yardımcı olan AyÅŸe SalihoÄŸlu’nu da unutamam. DüÄŸünümüz üzerinden seneler geçti, ama dostluÄŸumuz baki kaldı AyÅŸe ile…  Çünkü yukarıda anlatmaya çalıştıklarımı hayat felsefesi haline getirmiÅŸ bir insan…

Dönelim konumuza… Bir doÄŸum gününün olmazsa olmazı nedir? PASTAAA!... Ne yapayım, ne edeyim derken internet gezilerimden birinde Kutas Pasta ile kesiÅŸti yollarımız… Siteyi dolaşırken yaptıkları pastalara hayran kaldım. Onlara ‘ pasta ‘ demek haksızlık gibi geliyor bana… ‘ Sanat eseri ‘ desem daha doÄŸru belki…  Her birinin içine duygu katıldığını, ilk bakışta anlıyorsunuz.

Kutas Hanım’la neredeyse hiç konuÅŸmadık. Sadece birkaç kez yazıştık. Üzerilerinde beni anlatan figürler bulunan, yüz adet küçük kek hazırladı bana. Böyle bir gece için idealdi bana sorarsanız. Kesme derdi yok, nasıl servis ederim düÅŸüncesi yok…

Keklerimi üflerken, bir an durup üzerlerindeki resimlere baktım: İşte hayatım diye düÅŸündüm.

Kutas Hanım, iÅŸini zevkle yapan ve bunu size tamamen hissettiren bir insan… Ticari kaygısı mutlaka vardır, hepimizin var. Ama aradaki ince çizginin farkında olmak büyük meziyet bana kalırsa. Kekler yenilip yutuldu, paraları ödendi. Bir süre sonra unutulurlar. Ama ben, çok tatlı bir dost kazanmış oldum. Ne güzel!..

Sonuç olarak efendim, 2 Mayıs Cuma akÅŸamı, yemek sonrasında yaptık partimizi… Adını da ‘ Aksesuar Gecesi ‘ koyduk. Renk olsun diye… Dedik ki, ‘ Kostüm gecesi deÄŸil, ama herkes enteresan bir aksesuarla gelsin lütfen ‘… Aksesuar dediÄŸin nedir ki, en basitinden bir gözlük… Ama bazı kiÅŸilere zor geldi sanırım, onu da yapmadılarJ Ne diyeyim, canları saÄŸ olsun! O geceden sonra ister istemez kendi kendimi sorguladım: Bir yere giderken asıl önemli olan kendi isteÄŸim mi, yoksa gittiÄŸim organizasyonu yapan kiÅŸinin isteÄŸi mi diye… Sonra hep ikinciyi seçtiÄŸimi fark ettim. Ve de buna devam edeceÄŸim, herkesin seçimi kendine…  Bu satırları okuyunca bana bozulacak olan dostlarım vardır belki. Ama herkes istediÄŸi gibi davranmakta serbestse, benim de düÅŸüncelerimi dürüstçe yazma hakkım olmalı diye düÅŸünüyorum.

Kim nasıl geldiyse geldi, geldiler ya… Çok eÄŸlendik. En baÅŸta ben! Her ÅŸey çok keyifli idi. Senelerdir görmediÄŸim arkadaÅŸlarım bile kalkıp gelmiÅŸlerdi. Kahkahalarla gülüp dans ettiÄŸim, ama gözlerimin her an  dolu dolu olduÄŸu bir gece yaÅŸadım. İyi ki varsınız dostlarım!..

Her gelen için ayrı isim kartları hazırlamıştık Ali ile. Üzerlerine tüm davetliler için özel cümleler yazmıştım. Bunu herkese tavsiye ederim. Alın elinize kâğıdı kalemi… Aklınıza gelen her yakınınız için birkaç cümle yazın. İnsan ÅŸükretmeyi unuttuÄŸu deÄŸerleri hatırlıyor yeniden.

Kısacası çok güzel bir geceydi… Herkes güzel vakit geçirdi sanırım. Arada sırada dağıtmak iyi geliyor insana…

Ertesi sabah, yataktan yüzümde hala duran bir tebessümle kalktım. Bağıra çağıra ÅŸarkı söylemekten sesim kısılmıştı. Çok mutluydum.

Derken…

İkinci raketin darbesi vurdu suratıma olanca gücüyle…  Savurdu beni bir köÅŸeye…

Acı acı çalan bir telefon ve hayatta hiç duymayacağımı sandığım bir cümle: ‘ Kadri Yurdatap vefat etti… Başımız saÄŸ olsun…

Çöküp kaldım koltuÄŸa…

Kadri Bey… Çok renkli bir kiÅŸilik… Kimine göre gazeteci, kimine göre SESAM baÅŸkanı, kimine göre Mine Film’in sahibi, kimine göre yapımcı…

Bana göre ise, senaryo iÅŸine baÅŸlamama vesile olan kiÅŸi… Bana bu konuda ilk güvenen insan…

Ne garip… Bazı kiÅŸiler hayatınızda hep olacaklarmış gibi geliyor insana… Sanki siz okullar bitireceksiniz, iÅŸ kuracaksınız, evleneceksiniz, çoluk çocuÄŸa karışacaksınız, yaÅŸlanacaksınız… Ama o kiÅŸiler hep aynı ÅŸekilde, bir köÅŸede duruyor olacaklar. Çünkü öyle olmasını istiyorsunuz bütün benliÄŸinizle… Ama olmuyor… Zamanı gelince, bir anda çekip gidiyorlar. Kalakalıyorsunuz…

Kadri Bey, hiç kuÅŸkusuz Türk Sinemasının temel taÅŸlarından biriydi. Ofisinde, herkese parmak ısırtacak geniÅŸ bir arÅŸivi vardı. Hangi filmden bahsederseniz bahsedin, afiÅŸini bir saniye içinde bulup masaya koyuverirdi. AÄŸzının açık kalırdı.

Of!.. Di’li geçmiÅŸ zaman eki, bazı insanlara hiç, ama hiç yakışmıyor!

Bu sektörde çok insan tanıdım senelerdir. Ama O’nun yeri hep ayrıydı. Öyle olması da gerekirdi. Çünkü O, emek verdiÄŸi sektördeki en temiz, en babacan isimlerden biri idi.  ÇoÄŸu insanın rekabetten gözünün döndüÄŸü bir ortamda, O, ‘ Nev’i ÅŸahsına münhasır ‘ dedikleri türden, kendi dünyasını yaratmış bir kiÅŸiydi. TeÅŸekkür etmeyi de bilirdi, insanların hakkını vermeyi de…

Cenazesi çok kalabalık deÄŸildi. Ama ‘ Vefasızlar, cenazeye gelmediler ‘ türünden yakınmaları hiç sevmem ve edebiyat parçalamak olarak görürüm. Önemli olan insanların içidir bence. Cenazelere sadece gösteriÅŸ amacıyla giden, ama bir köÅŸede kıraathanede imiÅŸ gibi gülerek sohbet eden insanlar mı iyi, yoksa cenazelere gidemeyip içlerinden en temiz duaları edenler mi?

Hülya AvÅŸar cenazeye geldiÄŸinde, etrafını bir kamera ordusu sardı. O, acılı aileyi üzmemek için, mümkün olduÄŸunca ortada kalmamayı tercih etti. Ve de beni en çok etkileyen ÅŸey, cenazeye kızı ile birlikte gelmesi idi. Kadri Bey, Hülya AvÅŸar’ın sinema kariyerinin mihenk taşı idi. O’nun cenazesine kızı ile gelmesini, vefa olarak nitelendirdim ben. Bazen insanları eleÅŸtirmeye o kadar dalıyoruz ki, onların örnek davranışları gözümüzden kaçıveriyor.

O gün, Kadri Bey’e çok dua ulaÅŸmıştır, eminim. YaÅŸarken her zaman etrafında bir nur olduÄŸunu düÅŸünürdüm. Åžimdi gittiÄŸi yerde, gene bu nurla sarılıp sarmalanmış olduÄŸundan eminim.

Ama buralar O’ndan sonra, bir daha eskisi gibi olur mu, iÅŸte bundan emin deÄŸilim!..

Bir hafta… Yedi gün… Önce neÅŸe ve eÄŸlence, ardından hüzün ve gözyaşı…

İki raket darbesi… Arada pinpon topu misali savrulan ben…

Hayat, pek çok ÅŸeyi öÄŸrettiÄŸi gibi, savrulmayı da öÄŸretiyor insana… İstesek de, istemesek de…

Sevgilerimle…

 

 

Kumru Tibet Aydın / Guardianturk.com
tibetkumru@yahoo.com
 


 
Guardianturk



Yorumcu: Metin Başlık: Kahve bahane Tarih: Thu, 15 May 2008 11:34:15 +0300

Yorum: ilk okula gitiğim dönemlerde öğretmenim sınıfça okuduğumuz bir hikayeyi anlatmamı istediğinde. Ne gerek var, şimdi hepberaber okumadık mı? diye kendimce ukala tavrımla verilen ödevi saçma bulurdum. Nedense Anlayamamıştım insanın okuduğunu anlatma becerisini geliştirmesinin ileride yaşadıklarını, düşüncelerini anlatma yeteneğine dönüşeceğini.
Kalemine sağlık...

Yorumcu: ceyhun Başlık: canısı Tarih: Thu, 08 May 2008 19:44:53 +0300

Yorum: ne de güzel yazmışsın.....hoooop diye bir çırpıda okunuyor.


Adınız:
email:
Konu:
Yorum:


  VİDEO GALERİ »

»  Burhan Altıntop Desti İzdivaç'a çıkıyor! Burhan Desti İzdivaç'da ne arayacak?
Burhan Altıntop Desti İzdivaç'a çıkıyor! Burhan Desti İzdivaç'da ne arayacak?

Video Haber! Avrupa Yakası'nda maceralar, aşklar, entrikalar ve bol kahkaha devam ediyor! Burhan Altıntop bu kez Desti İzdivaç'a konuk olacak. İşte o görüntüler!


More
Cem Yılmaz yine kahkahaya boğacak! Henüz ekranda olmayan reklamlar!...
More
Big Brother'ın seksi yıldızı Chanelle Hayes'ın seks kaseti ortalığı karıştırdı!...
More
Namaz kılmayan gence şeytan ve azrailli işkence! Lisede korku filmi gibi din dersi!...
More
Tayland'lı manyak, falcıya inanıp pitonla evlendi! Peki gerdek nasıl gerçekleşti?...
More
İskender Büyük'ün derin çetesi, 'ünlü gazeteciyi' öldürüyor! Vadi'de neler oluyor?...


 tüm video galeriler

»  Ergenekon'da son dalga! Ergenekon operasyonu kapsamında yazar Yalçın...
»  Dalan'a ÅŸok operasyon! Kamuoyu sabaha ÅŸok Ergenekon dalgasıyla...
»  Almanya'da kız kaçırma olayı 7 yaÅŸa düştü! Almanya'da kız kaçırma olayı 7 yaÅŸa düştü!...
»  Çocuklar ölüyorsa insanlık ölmüştür! İsrail Ordusu 'hedefimiz Hamas' diyerek...
»  Engin Temel para mı sızdırdı? Engin Temel'le ilgili öyle iddialar ortaya...
»  ErdoÄŸan gök gürültüsü gibi! CHP Lideri Deniz Baykal, partisinin grubunda...
»  ErdoÄŸan İsrail'e çok sert çıktı! Filistin Türkiye'den yardım bekliyor....
»  Baba Bush'un ürküten isteÄŸi! Baba Bush'tan kurtulduk, oÄŸlundan da...
»  İsrail baÅŸbakanı niyetini açıkladı! CumhurbaÅŸkanı Peres "ateÅŸkes...
»  Yıldız Tilbe İsrail'e bela okudu! Yıldız Tilbe'nin öfkesi büyüktü. Gazze'de...

»  Åžehit kardeÅŸlerine iyi haber! Son 15 yılda teröre 6 bin 482 ÅŸehit veren...
»  Hülya AvÅŸar tişörtlerinde büyük beden satışları baÅŸladı! Hülya AvÅŸar tişörtleri, BaÄŸdat Caddesi'ndeki...
»  Taciz yüzünden kotla yatmış! 13 yaşındaki çocuk iki yıldır üvey baba...
»  BBP İstanbul adayını açıkladı! BBP Genel BaÅŸkanı Muhsin YazıcıoÄŸlu İstanbul...
»  Depremde yıkılmayan tek ÅŸey! Depremde hep "saÄŸlam bir eÅŸyanın yanına...
»  Canlı yayında 'dümbük' diye bağırdı! Bu astrolog bir daha ne canlı yayına çıkar,...

© 2008 Guardianturk.com.
Her Hakky Saklydyr. www.guardianturk.com
Haberler Kaynak Gösterilmeden Kullanylamaz. 5846 sayyly Sanat ve Fikir Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayyn yapmakta olan sitemizde "GuardianTurk" ibareli haberlerin her hakky saklydyr. Kaynak gösterilmeden medya ve yayyn organlarynda kullanylamaz, alynty yapylamaz. Kaynak göstermeden haberlerimizi kullananlar hakkynda her türlü yasal hakklarymyz saklydyr. .
Powered by: PHPCow.com