Arama:

    

  
16-04-2008

SENİNLE BU ODADA KALAMAM. NE OLUR BİRŞEY SORMA BANA

Midyat’a gelene dek arabadaki kimse tek bir söz dahi etmiyor. Bayan S sessizce ağlıyor. Bir ara elini tutuyorum.
SENİNLE BU ODADA KALAMAM. NE OLUR BİRŞEY SORMA BANA

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


SENİNLE BU ODADA KALAMAM. NE OLUR BİRŞEY SORMA BANA

 

Midyat’a gelene dek arabadaki kimse tek bir söz dahi etmiyor. Bayan S sessizce aÄŸlıyor. Bir ara elini tutuyorum. Göz göze geliyoruz. Utanıyor gözyaÅŸlarından. Bakışlarını kaçırıyor. DaÄŸlara doÄŸru bakmaya baÅŸlıyor. Öyle garip bir sessizlik oluyor ki arabada, sanki içimizden biri bir kelime etse oradaki herkes kapılardan ya da camlardan dışarı fırlayıp daÄŸlara doÄŸru koÅŸmaya baÅŸlayacak ve bu çılgın koÅŸunun hiçbir zaman sonu gelmeyecek.


Midyat’a geldiÄŸimizde köylülerle yine o sessizlik içinde birbirimizi sarılıyoruz. Birbirimize çok içerden bakıyoruz. Bu bakışmalar yaÅŸadığımız tarihin bütün zulmünü, acısını, kimsesizliÄŸini yeterince anlatıyor sanki. Bu tarihin içinden geçen bizler birbirimize mahcup bir saygı duyuyoruz.Birbirimize sarılırken, bakarken omuzlarımızdaki o ağır yükü usulca ve ürpererek okÅŸuyor gibiyiz.


Midyat’ta bir çay bahçesinde oturmuÅŸ çaylarımızı yudumlarken yanımıza orta yaÅŸlı bir adam gelip oturuyor. Gazeteci olduÄŸumuzu anlamış çoktan. Sanki küçük çocuklarmışız gibi ellerimizden tutup bizi evine götürüyor.Öfkesi bütün korkularından arındırmıştı onu.Bize bir ÅŸey göstermek istiyor.Onu gösterdikten sonra ölse bile gam yemeyecek belli.Yoksul evi, karanlık.Ağır bir nem ve umutsuzluk kokuyor.Kadınlar bizi görünce toparlanıyorlar, baÅŸlarını sıkıca örtüp.Bayan S’ye meraklı bir hayranlıkla bakıyor.Hemen etrafını sarıp yüzünü, ellerini, kıyafetini, fotoÄŸraf makinesini incelemeye baÅŸlıyorlar.Hiçbiri Türkçe bilmiyor.Yerdeki kilimin üzerinde emekleyen bir bebek ayaklarıma doÄŸru sürünerek geliyor ve yüzünü bana doÄŸru kaldırıp sanki:Kıymayın bize, bize bir ÅŸey yapmayın, ne olur vurmayın, der gibi bakıyor.Orta yaÅŸlı adam, sanıyorum kadınların babası, beni evin mutfağına götürüyor ve buzdolabını gösteriyor.Buzdolabı delik deÅŸik. Birkaç gece önce evleri taranmış, daha taksitlerini ödedikleri buzdolapları kullanılmaz hale gelmiÅŸ. İşte o an kısa süren dalgınlımdan uyanmış ve evin neredeyse her tarafındaki irili ufaklı kurÅŸun deliklerini birer birer fark etmeye baÅŸlıyorum.

Bir arar Bayan S’yi arıyor gözlerim. Salondaki ve odalardaki kurÅŸun deliklerini görüntülemeye baÅŸlamış çoktan..En son buzdolabını çekiyor.Kadınlar Bayan S’ye adamsa bana sarılıyor bizi uÄŸurlarken.


SokaÄŸa çıktığımızda peÅŸimizde beyaz bir arabanın olduÄŸu görüyoruz: Özel tim. Ve her takipte olduÄŸumuzu anladığımızda yaptığımız gibi elele tutuÅŸuyoruz. Bu bize inanılmaz bir güven duygusu veriyor. Ama en çok bana. Çünkü benim ellerim hep daha sıcak. Onunsa  soÄŸuk soÄŸuk terliyor.


Mor Gabriel Manastırı’
na gitmek için taksi tutmamız gerekiyor. Åžoförümüz önce bizi tepeden tırnaÄŸa süzüyor. Zırdeli deÄŸildik, katil de deÄŸildik. Olsa olsa oraları pek bilmeyen aklı bir karış havada maceraperestlerdik olduÄŸumuzu düÅŸünüyoruz onun gözündü.


Yolumuzun üzerinde dev bir çukur karşılıyor bizi. Nedir bu diye? soruyoruz ÅŸoförümüze: İki günce mayın patlamış bir araba geçerken. Kurtulan olmamış. Son günlerde çok sık rastlanıyormuÅŸ bu tip olaylara.


Mor Gabriel’
in duvarının önünde yirmiyi aÅŸkın genç Kürt kadınları adeta sıraya girmiÅŸ bekleÅŸiyor. Biz sormadan ÅŸoför anlatıyor neden beklediklerini: Çocukları olmayan ya da çaresiz bir hastalığa yakanmış kadınlarmış bunlar. Nefesi kuvvetli, duaları etkili bir rahip varmış bu manastırda. Ondan ÅŸifa dilemeye gelmiÅŸler. Koyu Müslüman olan bu kadınlar, bir Hıristiyan rahipten medet umuyorlardı öyle mi? Bu coÄŸrafyayı senelerce dolaÅŸsak gerçeğİ çözmemiz yine de mümkün olmayacak gibi görünüyor. Ancak bizim için duygusal bir an bu. Bayan S hemen görüntülemek istiyor,  ancak ÅŸoförümüz bunun tehlikeli olabileceÄŸini söyleyip uyarıyor onu. Ama o dayanamayıp. gömleÄŸinin  altına gizlediÄŸi makinesiyle hepsini görüntülüyor.

Manastırın rahipleri bizi gizleyemedikleri bir kaygıyla karşılıyorlar. Ancak en ufak bir ters davranışlarını hissetmiyoruz. Burada birçok Süryani öÄŸrenci din eÄŸitiminin yanında fen , matematik ve İngilizce dersleri alıyor.Yatılı okuyor.ÇoÄŸunun ailesi yakın köylerde oturuyor.Ortalıkla telaÅŸlı adımlarla rahibeler dolaşıyor.Pek konuÅŸkan deÄŸiller.Bize baÅŸrahip eÅŸlik ediyor.Kilise, manastır ve öÄŸrencilerin ders gördüÄŸü sınıfları gezdikten sonra terasa çıkarıyor bizi.Terastan Mardin Ovası’nın görünüÅŸü nefes kesici.Sonsuzluk ve tek bir an gibi


Yemeklerimizi terasta yiyoruz.Genç bir rahip adayı sürekli bize hizmet ediyor.Kaçak çaylarımızı içerken ovadan yükselen ılık bir esinti yaÅŸadığımı hissettiriyor bana.İçimde biri sanki umutla sarılıyor bana.Sanki yıllardır kıyısında, ucunda yaÅŸadığım hayatın getirip tam ortasına yerleÅŸtiriyor.

Bayan S’ye göz ucuyla bakıyorum. BaÅŸ rahiple bir ÅŸeyler konuÅŸuyor.Yoruldukça ve korktukça güzelleÅŸiyor bu kadın.Dudaklarını ıslatıyor iki de bir.Bu onda bir tik olmuÅŸ sanırım alın ve biçimli dudakları.Öpmek istiyorum o an.Ruhumu onun ruhuna üflemek, onun ruhunu içime çekmek istiyorum.Sanki bunu yaparsam hiç ölmeyecekmiÅŸim geliyor bana.Onunla öpüÅŸürken bütün bedenini öpüyormuÅŸum gibi geliyor bana. Bedenine henüz hiç dokunamadım oysa. Etrafımız ölümle kuÅŸatılmış. Ona dokunursam, içine girersem ölüm bizi yaÅŸamla kutsayacakmış gibi hissediyorum. Ya da birkaç gün içinde öldürülürsek bu birbirimizi tanımadan önceki hayatımızdan daha anlamlı bir ölüm olacak bu diye düÅŸünüyorum.


Geceyi bu manastırda, terasta, yıldızların elinizle dokunabilecek kadar yakınlıkta parladığı bu gökyüzünün altında bütün bu haksız ölümlere ve kalplere gömülen acılara inat onunla seviÅŸerek geçirmek istiyorum. Dudaklarını kanatma istiyorum onun. Bütün bu kimsesiz akan kanlara inat. Ama ben bir ÅŸeyi çok istersem olmaz, bilirim. BaÅŸrahip bizleri ağırlamaktan onur duyacaklarını, ama orada kalmamasızın hem bizim hem de kendileri adına doÄŸru olmadığını söylüyor. Manastır sürekli gözetim altındaymış. Geceleri sık sık ovadan çatışma sesleri duyuluyormuÅŸ: Siz de burada, Midyat’ta kalmayın, diyor, gidin buradan bir an önce, Midyat’ta kalırsanız sabaha çıkmanız mucize olur. Bir an önce Mardin’e gidin, orası nispeten daha sakindir.

Benzer ÅŸeyleri bizi Midyat’ın merkezine götüren taksi ÅŸoförü de söylüyor: Son otobüs akÅŸam beÅŸte. O otobüse yetiÅŸtik yetiÅŸtik, yetiÅŸemezsek durum çok kötü. Ancak bizim için son umut olan beÅŸ otobüsünü kaçırıyoruz. Biz her ÅŸey bitti derken, ÅŸoförümüz bizden daha çabuk düÅŸünüyordu. Gaza sonuna kadar bastı ve birkaç kilometre sonra Mardin otobüsüne yetiÅŸtiriyor bizi. El edip durduruyoruz. Mardin’e yaklaşırken Bayan S bitkin düÅŸmüÅŸ, başını omzuma dayamış uyukluyor. Mardin’e incecik bir yaÄŸmur yağıyor. Huzurlu,  sevecen bir yaÄŸmur. Usulca saçlarını öpüyorum onun. İç geçiriyor. Uykusunda ellerimi tutuyor: Gitme, bırakma beni, diye sayıklıyor. Yanındayım, bırakmam seni, deyip bir daha saçlarını öpüyorum. Ön koltukta oturan kadının bebeÄŸi diÅŸsiz aÄŸzıyla bize gülümseyip el sallıyor. Ben de ona el sallıyorum. İçimdeki biri yine gelip sarılıyor bana. Hayatın tam ortasına yerleÅŸtiriyor: Kıyıda durma diyor. Burası acıdır, ama aynı zamanda çok güzeldir. Eksik kalma hayattan.

Evlilik cüzdanı istemeyen, turistik bir otel buluyor. Kayıtlarımızı yaptırıp, odamıza eÅŸyalarımızı yerleÅŸtiriyoruz. Mardin Ovası’nı tepeden gören lokantaya giderken odamız, diye sayıklıyorum içimden, odamız, diye. ÖlmemiÅŸtik  , yaşıyorduk. Gecenin ilerleyen saatlerinde odamıza dönecek ve sabaha kadar seviÅŸecektik. Günlerdir peÅŸimizi bırakmayan ölümden, bizi üzen, acıtan, kahreden ne varsa hepsinden intikam alırcasına seviÅŸecektik…


Ben dolaba elbiselerimi yerleÅŸtirirken Bayan S duÅŸ alıyor. DuÅŸtan çıkıyor. Bornozuna sarılıp yataÄŸa uzanıyor. Ardından ben de duÅŸ alıp yanına uzanıyorum. Heyecandan titremeye baÅŸlıyorum.Geçsin diyeB bir sigara yakıyorum  Ona da yakmak istiyorum: Beraber içelim, diyor. Böyle demesi, içimi ürpertiyor. Birlikte sigara içmek aÅŸka çok yakın bir his. Bir ara ikimize dalıp gidiyoruz ttik uzaklara. Onun aklından ne geçiyor, bilmiyorum, ama benim kalbimden onunla sonsuza dek yollarda olmak geçiyor. Ölüme dokunmak ama hep hayatta kalmak .Sonra ölümden intikam alırcasına seviÅŸmek. Her seviÅŸmemizi ana sütü gibi hak etmek.Sonuçta ölüme en yakın ve en uzak ÅŸey seviÅŸmek ardından zevkle uçmak deÄŸil miydi? Fransızlar boÅŸuna orgazma la petit mort dememiÅŸler miydi? : Küçük ölüm.


Birden odamızın telefonu çalıyor. Açıyorum. Bayan S’yi arıyorlar. Nasıl olur? Diye soruyorum: Kim arayabilir ki onu, burada olduÄŸumuzu kimse bilmiyor ki? Resepsiyondaki adam kendinden emin: Bana verilen isim bu, diyor. Bayan S’ daha fazla konuÅŸmamı istemiyormuÅŸ gibi elimdeki ahizeyi hızla çekip alıyor ve görevliye: Biraz bekletin, ben aÅŸağıya geliyorum, deyip telefonu kapatıyor. Ardından yıldırım hızıyla giyinip lobiye iniyor. Aradan ne kadar zaman geçiyor bilmiyorum .Odaya geldiÄŸinde yüzü bembeyaz. Gözleri eski bir endiÅŸeyle büyümüÅŸ. Çok eski. Belki de kadınlık tarihi kadar.Ancak aÄŸzı gülüyor. O kanatmak istediÄŸim dudakları gülüyor. Gözleri bir baÅŸkasına ait sanki. Dudakları kendine. Peki, neresi bana ait bu kadının?

Bu odada seninle kalamam, diyor sonra. Ne olur bir ÅŸey sorma, çünkü ÅŸu an anlatamam. Beni anla. Çok isterdim, ama kalamam. Bu ikimiz için de iyi olmaz.

 

(Devamı gelecek haftaya)

Cezmi Ersöz / Guardianturk.com


 
Guardianturk



Yorumcu: Ender Başlık: İlham.. Tarih: Sat, 03 May 2008 14:03:52 +0300

Yorum: İlham, Cezmi ağabeyle bu hafta randevusuna gelmemiş sanırım...

Yorumcu: nilseven Başlık: hala bekliyoruz Tarih: Fri, 02 May 2008 20:32:19 +0300

Yorum: yazınızı okuttum bir kaç arkadaşa bekliyoruzzzzzz merakla sabırsızlıkla...saygılar

Yorumcu: Zeynep Tuncer Başlık: bekleeee Tarih: Thu, 01 May 2008 00:40:03 +0300

Yorum: Bu yazının devamı gelecek haftaya degilde gelecek aya mı? Hadi Cezmi abi sabırsızlıkla bekliyorum...

Yorumcu: meral Başlık: yorum Tarih: Wed, 30 Apr 2008 10:35:53 +0300

Yorum: 2 haftadır devamını bekliyorum. bu nasıl bir gelecek haftadır sevgili cezmi ersöz:) hadi ama ..
sevgiyle kalın:)

Yorumcu: savaş Başlık: devamını çok merak ettim Tarih: Mon, 28 Apr 2008 20:13:02 +0300

Yorum: sn. Cezmi ERSÖZ yine inanılmaz yine ilgi çekici bir hikaye yazmışsınız tam kendimi kaptırdım o anı içimde yaşamya başladım yazının sonuna gelmişim bizi meraklandırmayı çok iyi beceriyorsun artık mecbur haftayı beklicez..Nasıl bekliyeceksek:)))

Yorumcu: nilseven Başlık: ... Tarih: Sat, 26 Apr 2008 20:25:53 +0300

Yorum: inanın zevkle okudum ...şiir gibi ...devamını sabırsızlıkla bekliyorum...saygılar

Yorumcu: Ozan Başlık: Merhabalar. Tarih: Sun, 20 Apr 2008 04:29:22 +0300

Yorum: Yine her zamanki üstün benzetme gücünüz. Devamını bekliyorum.

Yorumcu: ahmet Başlık: yorum Tarih: Sat, 19 Apr 2008 23:41:55 +0300

Yorum: merhaba sevgili cezmi...
Gene o harika kalemini alıp beni nerelere götürdün.Sayende epeydir gitmediğim yerlere gittim.Ancak bu harika yazıyı yarım bırakman bence bana ve diğer okurlarına sanki biraz haksızlık olmuş....
Büyük bir merakla devamını bekliyorum...
Ellerine yüreğine sağlık...
Sevgiile kal


Adınız:
email:
Konu:
Yorum:


  VİDEO GALERİ »

»  Burhan Altıntop Desti İzdivaç'a çıkıyor! Burhan Desti İzdivaç'da ne arayacak?
Burhan Altıntop Desti İzdivaç'a çıkıyor! Burhan Desti İzdivaç'da ne arayacak?

Video Haber! Avrupa Yakası'nda maceralar, aşklar, entrikalar ve bol kahkaha devam ediyor! Burhan Altıntop bu kez Desti İzdivaç'a konuk olacak. İşte o görüntüler!


More
Cem Yılmaz yine kahkahaya boğacak! Henüz ekranda olmayan reklamlar!...
More
Big Brother'ın seksi yıldızı Chanelle Hayes'ın seks kaseti ortalığı karıştırdı!...
More
Namaz kılmayan gence şeytan ve azrailli işkence! Lisede korku filmi gibi din dersi!...
More
Tayland'lı manyak, falcıya inanıp pitonla evlendi! Peki gerdek nasıl gerçekleşti?...
More
İskender Büyük'ün derin çetesi, 'ünlü gazeteciyi' öldürüyor! Vadi'de neler oluyor?...


 tüm video galeriler

»  Gül Köşk'te Erbakan'ı anlattı! CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül, bir yılını...
»  100 milyon dolarlık bebek! Amerika bu davayı konuÅŸuyor! Mattel, Bratz...
»  Üç eÅŸli imamın yaptığına bak! Isparta'nın ÅžarkikaraaÄŸaç ilçesine baÄŸlı bir...
»  Rusya ABD'yi yine deli edecek! Rusya, AB ve ABD ile resmen rulet oynuyor....
»  Hülya Dergisi kaldığı yerden devam ediyor. TMSF ile yaÅŸanan sorunlar nedeniyle...
»  Süper Lig'de tarihi skandal! Skandalı Sivasspor ortaya çıkardı. Ulusoy...
»  Zeki Müren'e ağır suçlama! O Türkiye'nin sanat güneÅŸiydi. Besteleri...
»  Zonguldak'ta kömür ocağı çöktü Zonguldak'ta kaçak kömür ocağı çöktü! Kaçak...
»  Batman'da ÅŸok DTP baskını Batman Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve...
»  CHP'li üye yatağında bıçaklandı CHP İl Genel Meclisi üyesi yatağında uyurken...

»  Eurovision'a kim gidecek? TRT Eurovision için iki alternatif düşüyor....
»  YeÅŸil Kundura'nın sahibi öldü YeÅŸil Kundura'nın sahibi Mustafa YeÅŸil'in...
»  Hasan ÅžaÅŸ kendi ipini çekti! Hasan ÅžaÅŸ, kendi ölüm fermanını mı...
»  ÖSS'deki soru rezaletine bak! Milyonların üniversite kapılarında süründüğü...
»  Elvan'ın isyan ettiren yakıştırma! İki gümüş madalya kazanıp tüm Türkiye’yi...
»  İzmir ve Mersin canileri yakalandı Bomcabı caniler yakayı ele verdi! Polis,...

© 2008 Guardianturk.com.
Her Hakky Saklydyr. www.guardianturk.com
Haberler Kaynak Gösterilmeden Kullanylamaz. 5846 sayyly Sanat ve Fikir Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayyn yapmakta olan sitemizde "GuardianTurk" ibareli haberlerin her hakky saklydyr. Kaynak gösterilmeden medya ve yayyn organlarynda kullanylamaz, alynty yapylamaz. Kaynak göstermeden haberlerimizi kullananlar hakkynda her türlü yasal hakklarymyz saklydyr. .
Powered by: PHPCow.com