Arama:

    

  
28-02-2008

ANNELİK OYUNU BİTTİ!..

Ne zaman duygularımı dışavurmaya niyetlensem hep geç kalıyordum. Hep bir başkası, benden önce davranıp... Cezmi Ersöz Yazıyor!
ANNELİK OYUNU BİTTİ!..




ANNELİK OYUNU BİTTİ!..

 

 

Ne zaman duygularımı dışavurmaya niyetlensem hep geç kalıyordum. Hep bir baÅŸkası, benden önce davranıp bastırılmış duygularını bana taşıyor; kendi rahatlıyor, benimse önüme yeni engeller çıkarıp kaybolup gidiyordu.

 

Ne kadar zamanım vardı, bilmiyorum; ne olduÄŸunu da bilmiyordum. Ama nereye gitsem, aradığım kiÅŸi için, hep, “Demin buradaydı, biraz önce gitti!” diyorlardı.

 

Ama bu kırgınlık, bu arama hali, bu geç kalmışlık, sanki benim yazdığım bir senaryoydu da ben bu senaryoya kendimden daha çok inanmıştım. Peki, içimde saplı duran bu acı, neyin nesiydi, o zaman?..

 

İşte kendimle böylesine dopdolu olduÄŸum ve ruhumu dış dünyaya kapattığım bir gece BeyoÄŸlu’nun arka sokaklarında yürürken, kaldırımın üzerinde, bir merdiven aralığından çocukluÄŸumun bakır mangalını gördüm birden. İçinde yanan kömürlerden keskin bir karanfil kokusu geliyordu. YaklaÅŸtım, kaldırıma serilmiÅŸ bir battaniyenin üzerine oturmuÅŸ yaÅŸlı bir kadının elindeki küçük dal parçasıyla mangaldaki ateÅŸi karıştırdığını fark ettim. Kadının kirden kaskatı kesilmiÅŸ saçlarında, insana yitirdiklerini hatırlatan hüzünlü yıldızlar parlıyordu. Sokağın o karanlık, o kuytu köÅŸesinde, kendi dünyasını kurmuÅŸ gibiydi. Biraz daha yaklaÅŸtım. ÇocukluÄŸumun bakır mangalından, mangalın ateÅŸini karıştıran onca zahmetli yılların ve uzun soÄŸuk gecelerin kurutup buruÅŸturduÄŸu kirli parmaklardan yükseldim. İçimdeki o bencil, o beni uyuÅŸturan acının silindiÄŸini yeni bir boyuta geçtiÄŸimi hissettim: Sokağın birinde yüz yüze geldiÄŸim yaÅŸlı kadın, benim annemdi!

 

“Anne, ne arıyorsun burada?” dediÄŸimi duydum. Ama bu sesin bana ait olduÄŸundan emin deÄŸildim. BoÄŸazım kurumuÅŸtu, öylesine ÅŸaÅŸkındım ki kendime acımaya baÅŸlamıştım. Annemse bu karşılaÅŸmaya çok önceden hazırmış gibiydi. O, evdeki telaÅŸlı, sorunların üstesinden bir türlü gelemeyen gergin halinden kurtulmuÅŸ; sakin, hatta biraz alaycı gözüküyordu. “Sen dün de buradan geçtin,” dedi bana “ama kendinle o kadar meÅŸguldün ki beni fark etmedin bile.” Yanına ürkerek iliÅŸtim. O hep özlediÄŸim ÅŸey olmuÅŸtu iÅŸte, hafızam silinmiÅŸti. Ama ÅŸu an hafızamın silinmesinden sadece derin bir ürküntü duyuyordum. “Anne, burada böyle yaÅŸayamazsın; hadi, lütfen, seni eve götüreyim!” dedim. Bu defa acı bir tebessümle baktı bana: “Ev yaÅŸantım, evinin kadını rolü, en önemlisi annelik oyunu bitti” dedi. “ÇocuÄŸumun nasıl yaÅŸadığını, başına neler gelebileceÄŸini merak edip üzülmekten bıkıp tükenmiÅŸtim. Åžimdi tam hayatın ortasındayım. Hem senin nasıl yaÅŸadığını görüyorum burada. Artık korkup meraklanmıyorum. Biliyor musun, meÄŸer, çok kötü, çok kısır yaşıyormuÅŸsun?”

 

Yıllarca ona anlatmaya tenezzül etmediÄŸim ne varsa, onun hep gözü önündeydi ÅŸimdi. Derin ve gerçek bir yenilgi yaşıyordum onun gözü önünde.

 

Bu sırada annemin önünde duran ve mutfağında görmeye alıştığım çorba tabaklarından birine, genç bir adam eÄŸilip yirmi bin lira bıraktı. Ben adeta rüyada konuÅŸur gibi: “Anne, yoksa sen dileniyor musun burada?” dememe zaman kalmadan nereden geldiÄŸini anlayamadığım bir tinerci çocuk, bu yirmi bin lirayı çorba tabağından alıp kaçmıştı bile... Bunun hep böyle olduÄŸunu, yüzündeki ifadeye baktığımda anlamıştım. Bu sırada sokaktan geçenlerle selamlaşıyordu annem. Bu sokaklarda yaÅŸayan birçok kiÅŸiyi tanıdığı, benim her gün geçsem de bir türlü öÄŸrenemediÄŸim bu sokakların o gizli dilini, o saklı yanlarını keÅŸfettiÄŸi belliydi.

 

Ansızın bir er belirdi yanıbaşımızda ve elindeki bavulu anneme emanet edip gitti. Annem soran bakışlarımı görünce açıklamak zorunda hissetti kendini: “Bana güvenip eÅŸyalarını, bavullarını bırakan çok olur. Geri aldıklarında ben istemesem de ısrarla para verirler, almasam gücenirler, bu yüzden artık karşı çıkmıyorum.”

 

Giderek sokaktaki haline yakınlaşıyordum. Ona dokunmak geçti içimden. Bir ara hafifçe kollarını, dizlerini elimle okÅŸamaya baÅŸladım. İşte o an kayalara çarptığımı hissetmiÅŸtim. Bu bedenini okÅŸadığım insan, korunaklı evlerde bana annelik yapan insan deÄŸildi artık. Bütün o ezberlenmiÅŸ duygularım karşılıksız kalıyordu ÅŸimdi onda.

 

Ben henüz bu darbenin sarsıntısıyla hesaplaÅŸmaya baÅŸlamıştım ki arsız bir ışık dalgasıyla yeni bir ÅŸaÅŸkınlığa yuvarlandım. Sırtında kamerasıyla genç bir çocuk yaklaşıyordu yanımıza: “Hayrola, ne yapıyorsun burada, kim bu kadın?” İçlerinde tanıdıklarım da olan bir TV ekibi, BeyoÄŸlu’nun arka sokaklarını naklen gösteriyordu. Hemen anneme dönüp baktım. Onu bu sokakta gördüÄŸüm andan beri ilk kez telaÅŸlandığını fark ettim. Hemen bacaklarını topladı. Elleriyle bacaklarını sımsıkı kavradı. Yüzünü dizlerine gömdü. Tortop olmuÅŸtu. Yüzünü

gömdüÄŸü yerden: “Sakın annen olduÄŸumu söyleme onlara!” diye fısıldadı. Belli ki böylesi durumlarla çok sık karşılaşıyordu. Hemen annemin yanından kalkıp bizi çeken kameramanın koluna girerek, onu oradan uzaklaÅŸtırmaya baÅŸladım. Bir taraftan da kameraman çocuÄŸun kulağına: “BoÅŸver sen bu kadını, ÅŸu sokakta çok daha ilginç tipler var,” diyor, böylece annemi çekmeye çalışan ekipteki diÄŸer elemanları da peÅŸimizden sürüklemeye çalışıyordum.

 

TV ekibini baÅŸka sokaklarda bir süre oyaladıktan sonra tekrar annemin yanına döndüm. Biraz önceki telaşından eser kalmamıştı. Yüzünde yine, her ÅŸeyin farkında olan bilge tebessümü vardı. “Hadi, artık git sen! GideceÄŸin yere geç kalmıyor musun?” dedi. Evine gittiÄŸim günlerde, sıkıldığımı anladığında hep böyle derdi. Ama burası o bildiÄŸim evi gibi deÄŸildi, onu bu karanlık sokağın köÅŸesinde nasıl bırakır ve giderayak hep söylediÄŸim gibi: “Hadi, anne, bana müsaade, yine gelirim, kendine iyi bak!” nasıl derdim...

 

Ona henüz: “Anne, seni burada bırakamam, ne olursun eve gidelim, beni üzme!” demiÅŸtim ki ayakta durabilmek için birbirlerine sarılmış iki sarhoÅŸ adam, anneme yaklaşıp sulanmaya baÅŸladı. Annem bu kez arkasında duran kocaman bir sopayı tutup kendisinden hiç beklenmedik bir çeviklikle onlara savurmaya baÅŸladı. “Defolun buradan, aÅŸağılık herifler, kafanızı patlatırım sizin!”

 

Adamlar düÅŸe kalka uzaklaşırken o da sopasını sakladığı yere koydu ve bana: “Sen bana bir iyilik yapmak istiyor musun?” diye sordu. Biliyordu, o an ne isterse yapabileceÄŸimi. Sustum, öylece baktım ona.

 

“Tüm vücudumu saracak büyüklükte bir Türk bayrağı getir bana” dedi. “Ne yapacaksın?” diye soramadan o yanıtladı. “Maçtan çıkan gençler çok saldırgan oluyor, onlar buradan geçerken Türk bayrağını vücuduma sararsam, ya da sallarsam belki beni kendilerine yakın görür, bir ÅŸey yapmazlar!..”

 

BoÄŸazımda düÄŸümlenen hıçkırığımı güçlükle bastırıp: “Peki, anne!” dedim, “olur, getiririm!” Onu BeyoÄŸlu’nun arka sokaklarından birinde ürkütücü ve tuzaklarla dolu bir İstanbul gecesine teslim edip yürürken, tıpkı evinde yapayalnız bırakıp giderken yaÅŸadığım duyguları yaşıyordum yine.

Duygularımı dışavurmak, içimdeki bencillik ve hınçtan kurtulmak istediÄŸim bu gece, yine biri benden önce davranmış, bastırılmış duygularını bana taşımıştı. Ne acı tesadüf ki bu defa bu insan annem olmuÅŸtu!..

 

Bir an önce, ona istediÄŸi büyüklükteki Türk bayrağını götürmeliydim. Yoksa, “Anneniz demin buradaydı, biraz önce gitti,” demelerine katlanamazdım...

Cezmi Ersöz / Guardianturk.com


 
Guardianturk



Yorumcu: haydar isik Başlık: hep hak etigimiz yerdeyiz Tarih: Wed, 05 Mar 2008 22:30:44 +0200

Yorum: yazdiginiz her yaziyi okumak gerek,cok az yazar var sizin gibi yalin bir dille anlatan ve gercekten hayati tamamen gercek gormemizi saglayan.ve buradada senin yazilarini gormek insani cok mutlu ediyor.seni seven bir genclik var,sevgile kaliniz .cezmi bey. HAYDAR ISIK

Yorumcu: çağnur Başlık: beğeni Tarih: Tue, 04 Mar 2008 01:14:20 +0200

Yorum: yazılarınızı elimden geldiğince okumaya çalışıyorum bu yazınızıda çok beğendim ve duygulanarak okudum.bence biz insanlar içimizden geldiği gibi yaşasakve duygularımıza gem vurmasak herşeyi daha iyi anlayıp ve kavrayacağız ahh bu baskılar yokmu insanlara söylemek istediklerimizi bi türlü söyletemeyen toplum baskıları hepimiz bi anlamda boyun eğiyoruz bu baskılara.bence herşeyin değerini zamanında bilmeliyizki yitirdiğimizde pişmanlıkve üzüntü duymayalım.sevgiyle kalın cezmi bey.


Adınız:
email:
Konu:
Yorum:


  VİDEO GALERİ »

»  Burhan Altıntop Desti İzdivaç'a çıkıyor! Burhan Desti İzdivaç'da ne arayacak?
Burhan Altıntop Desti İzdivaç'a çıkıyor! Burhan Desti İzdivaç'da ne arayacak?

Video Haber! Avrupa Yakası'nda maceralar, aşklar, entrikalar ve bol kahkaha devam ediyor! Burhan Altıntop bu kez Desti İzdivaç'a konuk olacak. İşte o görüntüler!


More
Cem Yılmaz yine kahkahaya boğacak! Henüz ekranda olmayan reklamlar!...
More
Big Brother'ın seksi yıldızı Chanelle Hayes'ın seks kaseti ortalığı karıştırdı!...
More
Namaz kılmayan gence şeytan ve azrailli işkence! Lisede korku filmi gibi din dersi!...
More
Tayland'lı manyak, falcıya inanıp pitonla evlendi! Peki gerdek nasıl gerçekleşti?...
More
İskender Büyük'ün derin çetesi, 'ünlü gazeteciyi' öldürüyor! Vadi'de neler oluyor?...


 tüm video galeriler

»  TMSF'nin AvÅŸar'dan intikamı! Hülya AvÅŸar 1 milyon dolarlık borcunu...
»  Uzan'a hakaret gibi ceza! Cem Uzan'ın ErdoÄŸan'a hakaret cezası...
»  DehÅŸet veren trafik kazası Otomobil ile kamyonet kafa kafaya çarpıştı....
»  Aydın DoÄŸan'a borsa ÅŸoku! BaÅŸbakan-Aydın DoÄŸan kavgasının ilk...
»  Gerçeker'in Ergenekon mesajı Yargıtay BaÅŸkanı yeni adli açılış töreninde...
»  Milli Takım'dan kötü haber! Ermenistan'ı yenen Milliler çarÅŸamba günü...
»  3.5 ay bekletilen ÅŸantaj dosyası Deniz Feneri iddianamesi neden iki haftadır...
»  Prim affı için yarın son gün SSK ve BaÄŸ-Kur prim borçlarının yeniden...
»  Bahçeli'den de Babacan'a ret Ali Babacan’a Deniz Baykal’ın ardından MHP...
»  Yeni haftada serinleyeceÄŸiz Sıcaklık tüm bölgelerde düşüş gösterecek....

»  ErdoÄŸan bombayı patlattı! BaÅŸbakan ErdoÄŸan, Aydın DoÄŸan bombasını...
»  İşte PKK'nın korktuÄŸu silah! PKK, askerin kullandığı bu silahlardan çok...
»  İnsanlık sırt jetleriyle uçacak! Dünyanın ilk pratik sırt jetinin denemeleri...
»  Kürtçe yayın Türkçe marÅŸ! TRT'nin "kırımızı kitabı" rafa...
»  Dünyanın en ÅŸanslı çocuÄŸu! Hisahito henüz iki yaşında! Sakin duruÅŸu ve...
»  Youtube yasak benzerleri hit! İlk video sitesi Youtube yasak ama...

© 2008 Guardianturk.com.
Her Hakky Saklydyr. www.guardianturk.com
Haberler Kaynak Gösterilmeden Kullanylamaz. 5846 sayyly Sanat ve Fikir Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayyn yapmakta olan sitemizde "GuardianTurk" ibareli haberlerin her hakky saklydyr. Kaynak gösterilmeden medya ve yayyn organlarynda kullanylamaz, alynty yapylamaz. Kaynak göstermeden haberlerimizi kullananlar hakkynda her türlü yasal hakklarymyz saklydyr. .
Powered by: PHPCow.com