Çin Milli Futbol Takımı’nın ilk kez Dünya Kupası finallerine katılma hakkını elde etmesi ve Pekin’in 2008 Olimpiyat Oyunları’nın ev sahipliÄŸini kazanması Çinlileri sokaklara dökmüÅŸtü.
15 yıllık çabalardan sonra Dünya Ticaret Örgütü’ne katılmak ise Çinlilerin “Altın Yıl” diye kabul ettikleri 2001’deki siyasi baÅŸarısıydı.
Ancak bazı gözlemcilere göre bu tarihte aynı zamanda Çin ile Batı dünyası arasındaki mücadelede yeni bir sayfa açıldı.
Çin’in dış ticaretindeki sorunlar Dünya Ticaret Örgütü’ne taşındı ve özellikle Çin mallarının kalitesi ve güvenliÄŸi daha çok tartışılır oldu.
Çin'e eleÅŸtiriler artıyor
2008 Olimpiyat Oyunları yaklaşırken spor ve siyaset daha çok birlikte anılmaya baÅŸlandı.
Çok sayıda uluslararası örgüt Çin’e yönelik eleÅŸtiri, hatta suçlamalarını olimpiyat bahanesiyle daha fazla gündeme getirdi, bu çabalar zaman zaman olimpiyatları boykot çaÄŸrısına bile dönüÅŸtü.
Bu yöndeki giriÅŸimlerden en çok yankı uyandıranı Hollywood yönetmeni Steven Spielberg’in Çin'in Sudan yönetimine Darfur'daki vahÅŸetin durdurulması konusunda yeterli baskıyı yapmadığını gerekçe göstererek 2008 Pekin Olimpiyatları'nın açılış ve kapanış seremonileri için kendisine verilen sanat danışmanlığı görevini bıraktığını açıklaması oldu.
Aynı gün aralarında Nobel ödülü sahipleri, sanatçı ve atletlerin bulunduÄŸu 25 kiÅŸi CumhurbaÅŸkanı Hu Cintao’ya benzer içerikte bir mektup yolladı.
Çin DışiÅŸleri Bakanlığı sözcüsü Liu Jianchao, Spielberg'in kararıyla ilgili soruyu yanıtlarken, "bazı insanların Çin'in Darfur'daki politikasını anlayamaması anlaşılabilir, ancak korkarım ki bazı insanların gizli nedenleri var ve biz bunu kabul edemeyiz" diye konuÅŸtu.
Son günlerde Çin ve Batı arasındaki mücadelenin izlerini Çin ile ilgili haberlerde görmek mümkün. Hatta, Çin’e eleÅŸtiri içermeyen haber yayınlanmayan gün yok bile diyebiliriz.
Batı medyasından suçlamalar
Kısa süre önce Batı basınında, Pekin’de 392 milyon dolarlık Olimpiyat stadyumu ve diÄŸer tesislerin inÅŸası için 2 milyondan fazla kiÅŸinin evlerinden olduÄŸu, 40 binden fazla kiÅŸinin ise hapse atıldığı ileri sürüldü.
Bu haber üzerine Pekin Belediyesi Yapı İşleri Müdür Yardımcısı Zhang Jiaming, bir basın toplantısı düzenlemek durumunda kaldı.
Çinli yetkili Olimpiyat Oyunları tesislerinin inÅŸası için toplam 6 bin 37 ailede yaÅŸayan 14 binden fazla kiÅŸinin taşınması gerektiÄŸini ve bu kiÅŸilere uygun konut alabilecekleri kadar tazminat ödendiÄŸini söyledi.
Çin’in eski lideri Mao Zedong’un 37. Amerikan BaÅŸkanı Richard Nixon'ın o zamanki ulusal güvenlik baÅŸdanışmanı Henry Kissenger'la yaptığı görüÅŸmeyle ilgili haberler ise gazetecilik okullarında kullanılmaya deÄŸerdi.
Amerikan DışiÅŸleri Bakanlığı’nın yeni açıklanan 1973-76 yıllarındaki Çin-Amerikan iliÅŸkileriyle ilgili belgelerde, Mao’nun espriyle karışık ABD'ye 10 milyon Çinli kadın göndermeyi teklif ettiÄŸi ortaya çıktı.
Ancak bazı ajanslar bunu “Mao’dur, ne dese yeridir!” anlayışıyla yayınladı. Bir ajansın baÅŸlığı “Mao, 10 milyon Çinli kadını ABD'ye teklif etmiÅŸ” ÅŸeklindeydi.
Bir baÅŸkasına göre ise “bu teklif, iki ülke arasındaki ticari iliÅŸkilere ivme kazandırmanın yanı sıra "ABD'yi Çin'dekine benzer nüfus patlamasıyla vurma" amacı taşımış olabilir”di.
Bir gazete Mao’nun bunu ABD’yi karıştırmak için yaptığını baÅŸlığa taşıdı. Mao’nun bir ajansın haberinde yer bulan “bütün konuÅŸtuklarımız saçmalık.
Çinli kadınlardan özür diliyorum” ÅŸeklindeki sözlerini ise gazeteler yayına deÄŸer bulmadı.
Çin’den Japonya’ya ihraç edilen donmuÅŸ mantılarda böcek ilacı bulunduÄŸu, ABD’de Çin için çalışan 4 casus yakalandığı ÅŸeklindeki haberler Pekin tarafından “olimpiyat bahanesiyle yürütülen baskının bir parçası” olarak algılandı.
Casusluk haberiyle ilgili asılsız ÅŸeklinde açıklama yapılırken, Çin Kalite Denetleme Genel MüdürlüÄŸü BaÅŸkan Yardımcısı Wei Chuanzhong da Çin-Japonya iliÅŸkilerinin iyileÅŸmesini istemeyen küçük bir aktivist grubun mantılara böcek ilacı karıştırmış olabileceÄŸini söyledi.
Çin'in hazırlıkları "show" mu?
Çinliler, Olimpiyat Oyunları için yapılan hazırlıkların bir “show” olarak deÄŸerlendirilmesine de tepki gösteriyor.
Bir Çinli arkadaşım temizlik ve davranış konusundaki kampanyaların abartılı bulunmasını veya “show” olarak deÄŸerlendirilmesini anlayamadığını söylerken, “eve bir misafir gelecekse ortalığı toparlamaktan doÄŸal ne olabilir? Hangimiz evimizde misafir varken diÄŸer günlerdeki gibi davranıyoruz, çıkardığımız çorabı ortada bırakıyoruz?” diye konuÅŸtu.
En son 2008 Olimpiyat Oyunları’na sponsor olan kuruluÅŸların yetkilileri düzenlenen basın toplantısında olimpiyatlara siyaset karıştırıldığını savunarak, bundan duydukları rahatsızlığı dile getirdiler ve Spielberg’i eleÅŸtirdiler.
Spor ve siyaset denince akla hemen 1936 Berlin, 1980 Moskova ve 1984 Los Angeles Olimpiyat Oyunları geliyor.
Ancak gerek Çin’in olimpiyatlara ev sahipliÄŸi hakkını kazanma süreci, gerekse oyunlar yaklaşırken yaÅŸananlar, spor ve siyasetin zaten hiç birbirlerinden ayrılmadıklarını düÅŸündürtüyor.
Kamil ErdoÄŸdu