Erkekler, her üç dakikada bir seks düÅŸünüyormuÅŸ! Onu aldatmaya meyilli hale getiren de iÅŸte bu. Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Psikolog Emre Konuk, erkeÄŸin aksine aldatan kadının kocasıyla seviÅŸemediÄŸini, vicdani muhasebeye girdiÄŸini söylüyor ve “Kadının kalbinde iki kiÅŸiye yer yoktur. Aldatma durumunda ya eÅŸinden ayrılır ya da kocasını aldattığı kiÅŸiyi bırakamaz ama eÅŸiyle de cinsel iliÅŸkiye girmez” diyor.
Evlilik ve birlikteliklerdeki aldatma arasında fark var mı?
YaÅŸanan acı ve iliÅŸkiyi bitirmek açısından fark var. Evlilik neticede bir müessese ve bugün yarın ‘Hadi eyvallah’ diyemiyorsunuz. Birincisi evlilikte yasalarla baÄŸlısınız, ikincisi duygusal olarak da çok uzun ömürlü, vadeli bir yatırım yapmışsınızdır. Bu nedenle evlilikteki aldatmaların daha ağır yaÅŸandığını, ama birlikteliÄŸi korumak açısından da daha fazla gayret gösterildiÄŸini söyleyebilirim. Böyle bir taahhüde girilmemiÅŸ birlikteliklerde bırakma, “Hadi eyvallah. Beni aldatan adamla olamam” denebiliyor ve acıyı daha kolay atlatmak mümkün oluyor. EÅŸin, nispeten daha genç kadınlarla aldatıldığını izlenim olarak söyleyebilirim.
Kadının veya erkeğin aldatması arasında ne fark var?
Kadın ve erkeÄŸin yetiÅŸtiriliÅŸinde ciddi fark var. Erkek belli bir yaÅŸa geldiÄŸinde komÅŸunun kızına sarılıp yanağından öptüÄŸünde baba, dayı, amca vs. ‘Kime çekmiÅŸ bakayım’, ‘Aferin’, ‘Adam olacak çocuk öpüÅŸünden bellidir’ gibi tepkiler verebiliyor. Daha büyüdükçe ergen oldukça kızla birlikte olmak destekleniyor. Bir kıza baÄŸlandığında ‘Ne oluyor?’ deniyor. Hatta birkaç tane kız arkadaşı arka arkaya olursa ‘Vay benim zampara oÄŸlum’ ÅŸeklinde desteklenebiliyor. Cinsel iliÅŸki onaylanıyor. ErkeÄŸin cinsel iliÅŸki deneyimi yoksa dayılar, amcalar ailenin akil adamları biraraya gelip ‘Ne olacak bu oÄŸlanın hali? sen mi götürürsün, ben mi götürürüm geneleve?’ tarzında muhabbetler edilir.
Erkek olarak eÄŸitilirken kadınlarla sık sık iliÅŸkide bulunabilmek iyi bir ÅŸey olarak görülüyor. Kötü olan kısmı, ‘Karın kızar’dır. Aldatan erkeÄŸe dışardan pek bir baskı olmaz. Erkek aldatmayı etik mesele olarak görmez.
Aldatan kadın kocayla sevişmez
Kadın ise küçüklükten itibaren bir erkeÄŸe hizmet ve servis vermek üzere yetiÅŸtiriliyor. Sık sık erkek arkadaÅŸ deÄŸiÅŸtirmesi kabul edilen, desteklenen bir ÅŸey deÄŸil. ‘Biliyor musun anne, gittim erkek arkadaşımla yattım’ durumu olmuyor. Ama erkek bunu anlattığında herkesin gözü parlıyor.
Bir kadın ÅŸu veya bu ÅŸekilde evli ve bir erkeÄŸe eÄŸilimi oluyorsa bu cinsel anlamda olmasa ve duygusal boyutta yürüse bile kocasıyla artık rahat seviÅŸemiyor. Yapamıyor kadın bunu, içi elvermiyor, zorlanıyor. Kadının kalbinde iki erkeÄŸe duygusal baÄŸlılık pek olmuyor. Kadın sevgili bulduÄŸunda iki ÅŸey yapıyor: Ya kocayla iliÅŸkisini kesiyor ya da sevgiliyle devam ediyor ama eÅŸiyle cinsel iliÅŸkide bulunmuyor. İkisini birden yapmakta ciddi bir zorlanma oluyor kadında.
Bu, kadın cinsinın yapısıyla mı ilgili, yoksa öÄŸrenilmiÅŸ bir ÅŸey mi?
Büyük ölçüde öÄŸrenilmiÅŸ ÅŸeylerin etkisi var. Bu kadar kolay kabul edildiÄŸine göre genetik bazın olması ihtimali de yüksek. Kadınlar, radikal bir ortamda yetiÅŸiyor olsalardı inanıyorum ki erkeklere benzer bir resim çıkardı.
EÅŸini, bekâr veya evli biriyle aldatmak arasında fark var mı?
Kocasının kendisinden daha genç yaÅŸta bir kadınla birlikte olması kadında acıyı ciddi biçimde artırıyor. Kadın yaÅŸlandığını, çirkin olduÄŸunu düÅŸünüyor. Zaten bir seçim var ortada ve bir de kadın gençse teori gerçekleÅŸmiÅŸ oluyor. Daha genç yaÅŸta ve bekâr olması kadının sıkıntısını artırıyor. Çünkü kadın, eÅŸinin kendisini bırakacağını ve diÄŸer kadına gideceÄŸini düÅŸünüyor. EÄŸer evli olursa korku biraz daha azalıyor.
Erkek, eÅŸini evli bir kadınla aldattığında onu baÅŸka bir erkekle paylaÅŸtığını düÅŸünmüyor mu?
Kadını paylaÅŸtığı bir ÅŸey olarak yaÅŸamıyor erkek, çaldığı bir ÅŸey olarak yaşıyor. Birine ait bir ÅŸeyi çalmış, ele geçirmiÅŸ oluyor. Bir kadınla iliÅŸki kursa ve o kadın gidip baÅŸkasıyla iliÅŸki kursa muhtemelen erkek depresyona girer. Ama, baÅŸkasına ‘ait’ bir ÅŸeyi aldığı için bunu dert edinmiyor.
Aldatılma durumunda doğru strateji nedir?
Hayatta en büyük acı bir yakınını kaybetmektir denir. Ruhunuzun bir tarafı bilir ki 15 gün ya da 30 gün sonra bu acı hafifleyecektir. Çünkü doÄŸduÄŸumuzdan beri ölümlere tanık oluyoruz ve görüyoruz ki insanlar bir müddet yasını tutuyor sonra denize, sinemaya gidiyor. Hayat bunu gerektirir. Tek bir duygudur ölüm acısı. Aldatma böyle bir ÅŸey deÄŸil. Karışık duygular iÅŸin içine gidiyor. Terk, dışlanma, hakaret, kızgınlık gibi çok sayıda sıkıntı veren duygu oluyor. Dışlanma ve onaylanmama, genetik mirası yüzde 100 olan bir ÅŸey. Çünkü 500 bin yıl önce, dışlanma olduÄŸunda, yani annen seni reddettiÄŸinde bu ölüm demekti. O tür devam etmiyordu. Dışlanmayan ve yapışanların soyu devam ediyordu.
Makul bir süre içinde eÅŸini sürekli bu nedenle suçluyorsan, bir türlü unutamıyorsan vs. travmayla uÄŸraÅŸan bir uzmana gitmekte fayda var. Bu durumda iÅŸ kolaylaşır. Öbür türlü travma sonrası stres bozukluÄŸu olur. Vietnam sendromu dediÄŸimiz ÅŸey tam da bu. Yani Vietnam’da yıllar önce bomba yemesine karşın o stresi yaÅŸayan ve atlatamayanların durumundan farkınız olmuyor.
Diyelim ki deniz kazası geçirdiniz, denize giremiyorsunuz, uçak türbülansa kapıldı artık uçaÄŸa binemiyorsunuz, eÅŸiniz sizi aldattı bir daha ona yaklaÅŸamıyorsunuz... Zihinsel süreç bunların tümünde aynıdır. Aldatılmanın yarattığı stres uzamışsa, kronik hale gelmiÅŸse çözülmesi zorlaşıyor. Aldatılma travmasını çözüyoruz ama bazen bir yere geliyoruz ve duruyor.
Bir vakâda kadına, ‘Bu kötü duygu sıfırlanırsa ve tamamen kafanızdan çıkarsa ne sonuç cıkar ortaya?’ diye sordum, ‘Yanına kalır’ dedi.
Kadın bazen o acıyı da bırakmak istemiyor. Çünkü o acı sayesinde hayatı, kendisini aldatan kiÅŸiye zehir ediyor. Terapiste gidecek, yaÅŸadığı travma sıfırlanacak, adam rahat rahat dolaÅŸacak, beyefendi keyif çatacak, hasta olarak nitelendirilen, acı çeken kiÅŸi kendisi olacak diye düÅŸünüyor.
"ZEMİN MÜSAİTSE HER ERKEK ALDATIR"
Aldatma nedenleri neler olabilir?
Erkek tayfasının zaten ciddi bir eÄŸilimi var aldatmaya karşı. AraÅŸtırmalara göre erkek, her üç-beÅŸ dakikada bir kadın ve seks düÅŸünüyor. Üç-beÅŸ saat deÄŸil bu. Yolda yürürken, yalnız otururken, bir iÅŸ yaparken... Üç-beÅŸ dakikada bir, bir ÅŸeyi çok düÅŸünüyorsan ‘sarmışsın’ demektir. BaÅŸka bir ÅŸey olsa teÅŸhis koyarlar, obsesif derler adama. Erkeklerinki obsesiflik olmuyor, bu bir eÄŸilim. Erkek karısını bu eÄŸilim nedeniyle aldatıyor.
Aldatan erkek tiplerine baktığınızda ‘ÅŸeytana uyan’ları görürsünüz. Bu ‘tiplerin’ aldatma için saÄŸlam gerekçeleri yoktur, aileden ve eÅŸten ilgi görüyordur ama aldatmıştır. Neticede iyi bir ÅŸey yapmadığını kabul eder. Bizim için çözümü en kolay vakalardır. Biz, kadının travmasını tamir ederiz.
ALDATMADAN DURAMAYANLAR
İkinci ‘tipler’ playboy’lardır. Aldatmadan duramazlar. Bir kadın onlara ilgi gösteriyorsa mutlaka onun yatakta bitmesi gerektiÄŸi düÅŸünülür. Bunların her biri onun için ‘skor’dur. Bu vakâları çözmek zor. O insan dönüp ‘Ya bende bir gariplik var, gül gibi ailem var. Ben niye bunu yapıyorum?’ demez. Bu tip bir adamla birlikteyseniz bilmelisiniz ki aldatılacaksınız. Playboy’lar, çok iyi âşık, arkadaÅŸ olurlar. Bir kadının gönlünü çelecek metodları çok iyi bilirler; bakışlarından, elini tutuÅŸuna, aldığı hediyelere, onu düÅŸünmesine kadar. Hakikaten bu tipler çok iyi âşık olur ve karşılarındakini düÅŸünürler. Ama bir dönem için. Çok cazip insanlardır ama duyguları geçicicidir.
Aldatma durumunda ailelerin devreye girmesi doÄŸru mu?
İyi yönetilirse doÄŸrudur. Her iki tarafın ailesi de durumdan haberdar edilebilir. DoÄŸru müdahale edilirse çok restore edici olur. ÇoÄŸu ailede de akil adamlar vardır, onlar hemen devreye girer ve ekibini kurar. Baldız görümce vs. Bir grup kadına, bir grup erkeÄŸe gönderilir. Ailenin kadınları destek olur.
Çiftin cinsel sorunlarının olması aldatma için saÄŸlam bir neden mi?
Cinsel iliÅŸki kesilir ama çok iyi bir duygusal iliÅŸki vardır. O zaman aldatma riski fazlalaÅŸmıyor. Cinsel iliÅŸki var ama duygusal taraf bitmiÅŸ. Kadın yine yönelmiyor, çünkü zaten kadın cinselliÄŸin peÅŸinde deÄŸil. Erkek için sorun uzarsa daha fazla kadınları düÅŸünür ve tavlanır hale gelir deniyor. Klasik aile sorunları, ÅŸiddet olması da aldatmaya zemin hazırlar.
Her erkek aldatır mı?
Hayır, aldatma eÄŸilimi olabilir. Zemin müsait, genetik miras da uygunsa aldatmaya meyillidir. Evliyken bir baÅŸka kadınla iliÅŸki kurmaya zemini açıktır. Erkeklerin böyle bir tarafı var. Kurmuyorsa sıkıntı yaÅŸayacağını bildiÄŸi içindir.
EVLİLİĞİN GELECEĞİNİ ANLAMAK İÇİN 10 DAKİKA
Psikolog John Gottman çok sayıda çifti inceledikten sonra artık bir çiftin mutlu bir evliliÄŸi olup olmayacağın, boÅŸanıp boÅŸanmayacağını 10 dakikada yüzde 94 oranında doÄŸru tahmin ediyor. Bunun için Gottman’ın yararlandığı kriteler var. EÄŸer bir iliÅŸkide bu kriterler varsa sonuç genelde boÅŸanma oluyor:
1. Sert baÅŸlangıç: Tartışmalar sert baÅŸladığında arada bir sürü ‘hoÅŸlaÅŸtırma’ griÅŸimi olsa bile, kaçınılmaz olarak olumsuz bir havada sona eriyor. Sert baÅŸlangıç sizi baÅŸarısızlığa mahkum eder. Dolayısıyla tartışmaya sert baÅŸladığınızda, ‘fiÅŸi çekip’ bir ara verdikten sonra yeniden denemekte yarar var.
2. EleÅŸtiri: “Dün gece bulaşıkları yıkamadığın için sana çok kızgınım. Bu iÅŸi sırayla yapacağımız konusunda anlaÅŸmıştık” cümlesi bir yakınmayı; “Niçin bu kadar unutkansın. Sıra sende olduÄŸu halde bulaşıkları yıkamak zorunda kalıyorum ve bu beni deli ediyor. Hiç umursamıyorsun!” cümlesi ise eleÅŸtiridir. Yakınma, belirli bir davranış üzerinde odaklanır, eleÅŸtiri suçlama ve genel karaktere yöneliktir. EleÅŸtiri yaygınlaşırsa kötü sonuçlara yol açar.
3. Hor görme: İğneleme, kuÅŸkuculuk, hor görme biçimleridir. Sıfat yakıştırma, göz devirme, küçümseme, alay etme ve kara mizah da öyledir. Hor görme, tiksinmeyi ima ettiÄŸi için iliÅŸkiyi zehirler. Hor görme, kaçınılmaz olarak uzlaÅŸma yerine daha fazla çatışmaya yol açar. Birbirini hor gören çiftlerin bulaşıcı hastalıkara (soÄŸuk algınlığı, grip vs) yakalanma olasılığı, diÄŸer insanlarınkinden daha yüksektir.
4. Kendini savunma: Kocasının kötü davrandığı eÅŸ kendini savunabilir. Kendini savunma bir çeÅŸit karşı tarafı suçlamadır. Söylenen ÅŸey, “Sorun bende deÄŸil, sende”dir. Savunmacılık çatışmayı tırmandırır.
5. Duvar örme: İşten eve döndüÄŸünde eÅŸinin eleÅŸtirileriyle karşılaÅŸan ve gazetenin arkasına saklanan bir koca, ne kadar az tepki verirse karısı da o kadar çok bağırır. Sonunda adam ayaÄŸa kalkıp odayı terk eder. Karısıyla yüzleÅŸmek yerine baÄŸlantıyı keser. Duvar örme daha çok erkeklerde yaygın ve bu aÅŸama evliliÄŸin ilerleyen evrelerinde görülür.
6. Dolup taÅŸmak: İnsanlar genellikle dolup taÅŸma hissine karşı bir koruma olarak duvar örer. Dolup taÅŸmanız eÅŸinizin olumsuz tavrının - eleÅŸtiri, hor görme, kendini savunma kisvesi altında olabilir - sizi sarsacak kadar bunaltıcı ya da ani olduÄŸu anlamına gelir.
7. Beden dili: Çiftlerin tartışma sırasındaki fiziksel deÄŸiÅŸikliklerine bakıldığında durumun sıkıntı vericiliÄŸi de ortaya çıkar. Kalp hızı 165’e çıkabilir (30 yaÅŸlarındaki bir erkeÄŸin tipik nabzı 76, kadının ise 82’dir). EÅŸlerden biri tartışma sırasında sık sık dolup taşıyorsa boÅŸanacaklarını öngörmek zor deÄŸil. Tekrarlanan taÅŸma sahneleri iki nedenle boÅŸanmaya yol açar. Birincisi eÅŸlerden an azından birinin ötekiyle uÄŸraşırken ÅŸiddetli bir duygusal gerginlik hisetmesi, ikincisi ise taÅŸtığını hissetmenin fiziksel duyumları - kalp hızındaki artış, terleme vs- verimli, sorun çözücü bir tartışmayı neredeyse olanaksız kılması.
8. BaÅŸarısız onarma giriÅŸimleri: Onarma giriÅŸimleri sadece eÅŸler arasındaki gerilimi azalttığı için deÄŸil, stres düzeyini düÅŸürerek kalp atışının hızlanmasını ve taÅŸma hissini engellediÄŸi için de evlilikleri korur. EÅŸler birbirlerini aÅŸağılayıp kendilerini savundukça taÅŸma daha da sıklaşır ve onarma giriÅŸimini iÅŸitip karşılık vermek iyice zorlaşır. Duygusal zekânın hâkim olduÄŸu evliliklerde onarma baÅŸarısı yüksek. ÖrneÄŸin tartışma sırasında çiftlerden biri diÄŸerine dil çıkarıyor, bazıları gülüyor, bazıları özür diliyor...
9. Kötü anılar: Evlilik iyi gitmiyorsa geçmiÅŸ yeniden ve en kötü biçimiyle yazılır. Kadın, kocasının nikâh törenine geciktiÄŸini, veya doÄŸumdan sonra ona yeterince destek olmadığını hatırlar. Mutlu bir evlilikte erkek karısının giysisini kuru temizlemeciden almayı unutmuÅŸsa, kadın muhtemelen, “Kocam son zamanlarda büyük stres altında, o yüzden unutuyor” diye düÅŸünür. Mutsuz bir evlilikte ise “Benden ne istiyor?” ÅŸeklinde algılama olabilir.
Bütün bu kriterler bir araya gelmiÅŸse boÅŸanma kaçınılmaz olur. Ama belki de henüz her ÅŸey bitmiÅŸ deÄŸildir. EvliliÄŸinize ikinci bir ÅŸans tanıyabilirsiniz.
SIZLANAN EŞİNİZİ DESTEKLEYİN
AÅŸağıdaki senaryolara uygun yanıtlar vermeye çalışın.
1. EÅŸiniz, iki ay önce aldığı borcu ödemediÄŸi için kız kardeÅŸi ona bağırmış. KardeÅŸinin davranışı eÅŸinizi gerçekten kızdırmış ve üzmüÅŸ.
2. Kocanız eve dönerken hız sınırını aşıp ceza yemiÅŸ. Bu nedenle sinirli ve söyleniyor.
3. EÅŸiniz bir iÅŸ görüÅŸmesine geç gittiÄŸi için iÅŸi alamayacağı endiÅŸesi taşıyor ve ‘Ne kadar aptalım!’ diyor.
4. Kocanız patronundan zam istemiÅŸ ve geri çevrilmiÅŸ. Patronun ofisinden çıkarken de tozu dumana katmış. Patronunun bunu kendisine karşı kullanmasından endiÅŸe ediyor.
Örnek yanıtlar
1. ‘Seni incittiÄŸi için üzüldüm.’
(ya da ‘Ah canım.’)
2. ‘Ne kötü, büyük haksızlık!’
(Ya da ‘Ah canım.’)
3. ‘Aptallık deÄŸil canım, bu
herkesin başına gelebilir.’ (Ya da
‘Ah canım.’)
4. ‘Seni anlıyorum.’ (ya da
‘Ah canım.’)
Kimse, sizi eÅŸinizden iyi tanıyamaz. Bazen tavsiye, tam da aradığınız ÅŸey olabilir. Gergin olduÄŸunuzda en iyi strateji, birbirinizden ne istediÄŸinizi konuÅŸmaktır. Evlilik, dans gibidir. Bazen sevdiÄŸinize doÄŸru çekilmek, bazen de geri çekilmek gerekebilir.
Hatice YaÅŸar/Radikal