Ahmet Hakan Vakit'in belalısı oldu. Kanlı bıçaklı olan tarafların savaşında artık belgeler konuÅŸuyor. Hürriyet yazarı, Vakit'i zor durumda bırakacak iki belge ortaya çıkardı.
Sahtekarlığın belgeleri adını verdiği resmi metinlerle vurdu. Biri gazetenin kendisi, diğeri Hasan Karakaya ile ilgili.
İlk belgede kaybettiÄŸi tazminat davalarında parayı ödememek için Vakit'in bulduÄŸu yöntemi yazmış. Hakan bu durumu ÅŸeytani bir plan olarak niteliyor.
-(...)Vakit Gazetesi, gelmiÅŸ geçmiÅŸ bütün ilan gelirini Adana’da bulunan
"Arslan GüneydoÄŸu Gazetecilik, Matbaacılık ve Kağıtçılık AÅž" adlı bir ÅŸirkete devir ve temlik ettirmemiÅŸ mi?
Bu durumda alacaklıya düÅŸen, "alacaklı sırası"na yazılmaktan baÅŸka bir deÄŸildir...
Yani bir nevi "yaz tahtaya" hesabı...
MeÄŸer "inananların yüz akı" diye hava basan gazete "ÅŸeytanın gururu" imiÅŸ...
Ahmet Hakan ikinci belgeyi de açıklıyor. Belalısı Hasan Karakaya'yı etik olarak köÅŸeye sıkıştıracak türden bir belge. Buna göre Karakaya Vakit'te para almadan yazıyormuÅŸ. Gerisini Hakan ÅŸöyle açıklıyor:
-(...)Nereden mi çıkarıyorum bunu? Yine bir hukuki metinden... Yine bir alacak davasından...
Olay ÅŸöyle geliÅŸiyor: Hasan saÄŸa sola hakaretler yaÄŸdırıyor... Bu nedenle mahkeme tarafından tazminat cezasına çarptırılıyor...
Ama sıkıysa Hasan’dan parayı al...
İstiyorsun vermiyor... Gazetesine müracaat ediyorsun, oradan gelen cevap ÅŸu: "Hasan bizden para almaz... Hasan bize para almadan yazı yazar... Yıllardır bu böyledir."
Peki Hasan, sigortasız mı çalışmaktadır? Bilinmez...
Peki Hasan, ailesini nasıl geçinmektedir? Geceleri taksicilik mi yapmaktadır? Bilinmez...
Ama bildiğimiz bir şey var: Hasan kurnaz... Herkesi aptal, bir tek kendisini akıllı sanacak kadar kurnazdır...