Eski Genel Kurmay BaÅŸkanı Hilmi Özkök'ün Ergenekon SoruÅŸturması ve gündeme iliÅŸkin deÄŸerlendirmeleri kafalarda soru iÅŸareti bıraktı. Özkök, yaÅŸanan olayları deÄŸerlendirirken, sorunun çözümü için "resmi bir gücün devreye" girmesini istedi ve bu gücün arkasına halkı alması gerektiÄŸine iÅŸaret etti. Özkök'ün, hükümete iliÅŸkin deÄŸerlendirmelerinin satır aralarında yer alan ifadeler ise bir hayli ilginç.
Ergenekon'da asıl merak edilen ÅŸey askerin bu gözaltılar konusundaki yorumuydu. Bu konuda TSK'dan gelen iki önemli açıklamadan; ilki Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker BaÅŸbuÄŸ'un aÄŸzından, diÄŸeri de Genel Kurmay BaÅŸkanlığı'nın resmi web sitesinden geldi.
Her iki açıklama da adı üstünde resmi açıklamalardı ve sürece iliÅŸkin resmi prosedürü yansıttı. Bu açıklamaları okumak, bugün Eski Genel Kurmay BaÅŸkanı Hilmi Özkök'e düÅŸtü. Özkök PaÅŸa, sivil bir ağızla bu açıklamaları yapsa da askerin Ergenekon'la ilgili neler düÅŸündüÄŸünün de aslında ipuçlarını verdi.
PaÅŸanın çaÄŸrısı ne anlam taşıyor?
Milliyet gazetesinden Fikret Bila'ya konuÅŸan Hilmi Özkök, Ergenekon
SoruÅŸturması'nın toplum nezdinde anayasal kurumlar arasında bir kargaÅŸanın varlığına iÅŸaret etttiÄŸini söyledi ve çözüm önerilerini sıraladı.Özkök'ün sunduÄŸu çözüm önerisi ise kafa karıştıran cinsten. Özkök, sorunun çözümü için resmi bir aktörün devreye girmesini istiyor ama bu "resmi aktörün kim olduÄŸu" konusunda bir açıklama yapmıyor. İşte Özkök'ün tartışılması gereken ve akıllarda soru iÅŸareti bırakan deÄŸerlendirmesi:
"Son zamanlarda ülkemizde cereyan etmekte olan olaylar halkta büyük bir endiÅŸe yaratmıştır. (...)Olup bitenler, halk tarafından anayasal kurumlar arasındaki güven ortamının sarsıldığı, aralarında nüfuz kavgasının yapılmakta olduÄŸu, ülkenin bir kaosa doÄŸru gitmekte olduÄŸu ÅŸeklinde yorumlanmaktadır. Resmi bir aktörün, daha geç olmadan, ortaya çıkıp, ortalığa çekidüzen verecek bir hareketi, halkı da arkasına alarak, gerçekleÅŸtirmesi kaçınılmaz hale gelmiÅŸtir. Kurumlar arası tesanüdü kimin saÄŸlayacağı Anayasa’da açıkça belirlenmiÅŸtir.”
“Kötüye gidiÅŸten halk acı çekiyor”
“Görünen o ki, içinde bulunduÄŸumuz bu kaygı ummanında (denizinde), söz sükûta, kavga barışa, fevri hareketler itidale galebe çalmıştır. Sorumsuzca ve mesnetsiz ifadeler, hareketler, suçlamalar, örtbas etmeler, demagojik savunmalar alkış toplar hale gelmiÅŸtir.”
“Kaptanlara yardımcı olunmalı”
“Åžayet durum sıhhatli eylemlerle düzeltilemez hale gelirse, olabileceklerin asıl sorumlusu hükümetimiz olmakla beraber, yapabilecek bir ÅŸeyi olup da yapmayan veya bilerek yanlış yapan herkes bu sorumluluktan pay alacaktır. Kaptanları beÄŸenmeyenlerin esas görevi, onların gemiyi batırmasına deÄŸil, limana emniyetle sokmasına yardımcı olmaktır. Hepimiz aynı geminin yolcularıyız. Halk böyle düÅŸünmekte, böyle istemektedir.”